Yusuf Dündar

Bursa Yeni Teleferik

Hafta sonunu fırsat bilip teleferikle Uludağ’a çıkalım dedik. Bu yüzden de Sevgili adaşım Yusuf’la sabahtan düştük yollara.

Teleferik hattı Bursa’da 1963 yılından beri hizmet veriyor fakat geçtiğimiz yıllarda komple kapanıp yenilenmeye gidildi ve kabinler, direkler, istasyonlar yıkılıp tekrardan yapıldı. O yüzden giderken içimizde daha önceden sanki hiç görmediğimiz bir yere gidiyormuşuz hissi vardı 🙂

Heykel’den birçok otobüs hattı Teleferiğe gidiyor. Bizde atladık ilk gelene gittik ilk istasyon olan Teferrüç İstasyonu’na. Tabii ki en son gördüğüm ile alakası yoktu 🙂 Çevre düzenlemeleri hala devam ediyordu bir yandan ama gayet güzel bir bina olmuş. Havanın kapalı olmasından mı, yoksa sabah erken olmasından mı bilemem hiç sıra beklemeden Bukartlarımızı okutup bindik. Böylece yolculuğumuz hafif yağmurlu ve sisli bir havada başladı.

Yeni kabinler gerçekten çok rahat eski teneke, ayakta gittiğimiz kabinleri düşününce keşke daha önceden yenilenseydi dedik. Yolculuk başladıktan bir kaç dakika sonra şehrin tüm gürültüsü gitti ve bir anda huzur verici bir sessizlik çöktü. Yeni Teleferik hattı gayet sessiz çalışıyor ve direklere geldiğiniz zaman düşecek gibi bir sallantı yaşamıyorsunuz 🙂 Havanın yağmurlu ve sisli olmasından dolayı bir süre sonra şehir görünmez oldu ve biz beyazlığın içinde yolculuğumuza devam ederek ikinci istasyon olan Kadıyayla’ya vardık. Fakat inmeyip son istasyon Sarıalan’a doğru devam ettik. İstasyonlar’da Teleferik tamamen durmuyor, sadece insanların inip binebileceği kadar yavaşlayıp sonra yoluna devam ediyor.

15-20 dakikalık bir yolculuktan sonra 1635 metre yükseklikteki Sarıalan’a vardık. İstasyon binasında hala inşaat ve düzenlemeler devam ediyordu. Çünkü yeni teleferik hattının ikinci ayağı olan Sarıalan-Oteller Bölgesi arası teleferik projesi bitmemiş durumda. Önümüzdeki yıl inşaat bittiğinde Sarıalan’dan Oteller bölgesine kadar kesintisiz ulaşabileceğiz. Teleferik inşaatı haricinde devam eden sosyal donatı alanlarının inşaatları da olduğu için baya karmaşa hakimdi açıkçası. Teleferikten indiğimizde soğuk rüzgarın etkisiyle üstümüze hırkaları giymek zorunda kaldık. Araplar haricinde pek kalabalık değildi Sarıalan. Bir kaç tane et-mangal yapan lokanta dışında pek bir bina yok ama dediğim gibi inşaat halinde olan binalar vardı baya. Etrafa bakındıktan sonra Çobankaya’ya doğru yürümeye başladık bizde.

Çobankaya, Sarıalan’dan yaklaşık 4 km uzaklıkta olan ve daha çok kamp için tercih edilen bir bölge. Eskiden Sarıalan’dan Çobankaya’ya Telesiyej ile gidilebiliyormuş. Fakat 7 yıl önce yaşanan üzücü bir kazadan sonra maalesef hat sökülmüş. Şuan için öyle bir imkanınız bulunmuyor yani. Bizde ok işaretleri ve tabelalar ile belirtilen yollardan başladık Çobankaya’ya doğru yürümeye. Daha doğrusu tırmanmaya 🙂 biraz daha yukarı da kalıyor çünkü. Gayet zevkli bir yol, bazen kayalık bir yoldan bazen ormanın içinde bir patikadan gidiyorsunuz. Yol boyunca çok çeşitli şekilde işaretler ile doğru yolda olduğunu onaylaya bilirsiniz. Özellikle üst üste konmuş taşlara dikkat edin 🙂 Onlar da doğru yolda olduğunuzu gösteren bir işaret.

Sonunda Çobankaya’ya ulaşıyoruz. Bir sürü aile ağaçların arasında büyük çadırlarıyla kamp kurmuş durumdaydı burada. Aileler haricinde küçük çadırlarıyla gelen kampçılar da vardı. Sakin, huzur, yeşil ve kaya dolu bir yer 🙂 4 km’nin yorgunluğunu bizde burada bir taşın üstünde dinlenerek attık. Yeteri kadar dinlenip etrafı da gezdikten sonra artık aşağı doğru Sarıalan’a dönüp oradan da teleferik ile Bursa’ya inmenin vakti gelmişti.

img_7745Sarıalan’a döndüğümüzde baya kalabalıklaşmıştı. Mangal kokuları da her tarafı sarmış durumda idi 🙂 Yine geldiğimiz gibi bulutların içinden aşağıya doğru huzurlu bir yolculuğa koyulduk Teleferikle.

 

Son olarak her türlü bilgi ve güncel fiyat tarifesi için teleferiğin sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum ekle

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Sosyal Medya

Beni sosyal medya üzerinden takip edebilir her türlü soru ve görüşlerinizi iletebilirsiniz.

Çok okunanlar